Tam grip havası işte.
Balkanlardan gelen soğuk hava kütlesi(Hep böyle başlamaz mı hava durumu haberleri),yurdumuzu etkisi altına aldı.
Vatanımıza milletimize hayırlı olsun.
Bir köşelere sıkıştırdığımız ıhlamur,zencefil gibi birbirinden güzel şifalı bitkilerimizi gün yüzüne çıkarmanın vaktidir,ey millet!
Bak içmezsek bunları sonra pancar gibi bir burunla gezeriz ortalıklarda.
Şimdi bir de nur topu gibi domuz gribimiz de var.
İki kat önlem almak gerek.
Ama önlemleri abartmamak gerek.
Herkese 'potansiyel grip taşıyıcısı' diye bakmak yakışır mı bize?
Ellerinizi bol bol yıkayın.
Günlük vitamin ihtiyacınızı karşılayın,doğal besinler yiyin.
Ama lütfen abartmayın.
'Grip aşısı olmak zorundasınız' diyenlere de kulak asmayın,televizyonu kapatın.
hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
30 Ekim 2009 Cuma
20 Ekim 2009 Salı
Sahibinden satılık gözlemler
Ciddi ciddi düşünüyorum bazen olan biteni.
Android patlaması ile karşı karşıyayız.
Karşımdaki insanları anlayamıyorum bu aralar.
Üzülsede aynı ifade,sevinse de.
Mimik özürlü resmen.
Yaptığım espri hava boşluğuna giderken, ben öylece bakıyorum.
Düzgün konuşuyorum, karşımdaki gülme krizine giriyor.
Hani karşınızdaki ile konuşacak iki çift lafınız bile olmaz, vakit de bir türlü geçmez bilmez ya,tam o noktadayız.
Ben o çirkin gülüşünü görmek zorunda mıyım,ey karşımdaki insan?
Güleceksen de tut içinde, boş bir zamanında aynayla karşılıklı gülersiniz.
Aynada kendine baksan sürekli gülersin ya,neyse o konuya girmeyelim.
Velhasıl durum bundan ibaret.
İletişim problemi yaşıyorum.Sorunun üstesinden gelmek gibi bir çabamda yok.
Sorun ben değilim çünkü, bana devrilen gözlerle bakan herhangi biri.
Sırf konu açmak için de,absürd sorular sormaz mı bana?
Sanki benim ilgi alanlarımla ilgileniyor(muş) gibi yapıyor.
'Konuşmama hakkımı' kullanıyorum, böyle hakkım olduğunu varsayarak.
Ben senin hiç ilgi alanlarınla ilgileniyormuş gibi yapıyor muyum?
Okey'e 4. ararken ben seni rahatsız ediyor muyum?
Sınırlarımızı aşmayalım lütfen.
Entel görünmenin formülünü de çözmüş arkadaş.
Birkaç terim ezberlemiş, kenarından köşesinden cümlenin içine iliştirmiş.
Eğreti duruyor cümlede.Nokta olmasa cümlenin içinden kaçacak delik arıyor 'terim'.
O farkında değil.
Bulutların üstünden insanları seyrediyor.
Bende onu seyrediyorum.
Seyrettikçe susuyorum.
Android patlaması ile karşı karşıyayız.
Karşımdaki insanları anlayamıyorum bu aralar.
Üzülsede aynı ifade,sevinse de.
Mimik özürlü resmen.
Yaptığım espri hava boşluğuna giderken, ben öylece bakıyorum.
Düzgün konuşuyorum, karşımdaki gülme krizine giriyor.
Hani karşınızdaki ile konuşacak iki çift lafınız bile olmaz, vakit de bir türlü geçmez bilmez ya,tam o noktadayız.
Ben o çirkin gülüşünü görmek zorunda mıyım,ey karşımdaki insan?
Güleceksen de tut içinde, boş bir zamanında aynayla karşılıklı gülersiniz.
Aynada kendine baksan sürekli gülersin ya,neyse o konuya girmeyelim.
Velhasıl durum bundan ibaret.
İletişim problemi yaşıyorum.Sorunun üstesinden gelmek gibi bir çabamda yok.
Sorun ben değilim çünkü, bana devrilen gözlerle bakan herhangi biri.
Sırf konu açmak için de,absürd sorular sormaz mı bana?
Sanki benim ilgi alanlarımla ilgileniyor(muş) gibi yapıyor.
'Konuşmama hakkımı' kullanıyorum, böyle hakkım olduğunu varsayarak.
Ben senin hiç ilgi alanlarınla ilgileniyormuş gibi yapıyor muyum?
Okey'e 4. ararken ben seni rahatsız ediyor muyum?
Sınırlarımızı aşmayalım lütfen.
Entel görünmenin formülünü de çözmüş arkadaş.
Birkaç terim ezberlemiş, kenarından köşesinden cümlenin içine iliştirmiş.
Eğreti duruyor cümlede.Nokta olmasa cümlenin içinden kaçacak delik arıyor 'terim'.
O farkında değil.
Bulutların üstünden insanları seyrediyor.
Bende onu seyrediyorum.
Seyrettikçe susuyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)